1 Nisan 2016 Cuma

Kürk Mantolu Madonna-Sabahattin Ali

      İtiraf ediyorum bu kitabı henüz geçen sene okudum ve evet çok satanlar listesine girdikten sonra okudum.Bitirdiğimde  kim bilir böyle  benim fark edemediğim ne kadar çok kitap vardır tekrar tekrar okunmaya layık dedim.
       Ama çok satılıyor olması kahvenin yanına iyi gider anlamına gelmemeli.Sabahattin Ali’ nin kesinlikle kemikleri sızlıyordur bir kahvenin yanına fincan altlığı gibi kullanıldığı için.
      Peki herkesin sorduğu o soruyu ben de sorayım.Neden birden bire çok satanlar listesine girdi bu kitap?Okuyanlar ne anlıyor bilemem ama bende uyandırdığı hisler müthiş.
      Kimsenin sıradan olmadığını bir kez daha öğretti bu kitap.Herkesin bir hikayesi hem de çok satanlar listesine layık bir hikayesi olabileceğini anladım.Sabahları sokakları süpüren adama,soğukta simit satan teyzeye,reyonlar arasında koşturan elemanlara,pazarda yufka satan ablaya( ki yufka aldığım ablanın agnostik olduğunu öğrenince bu düşüncem perçinlendi.) farklı bakmayı öğretti.
      Gelelim kitaba: Romanın ilk yarısında,kahramanımız zannettiğimiz Rasim var ki ikinci yarıda aslında Rasim ‘in sadece olaya giriş için kullanıldığını anlıyoruz.Nazım Hikmet Sabahattin Ali’ yi bu konuda eleştirmiş ve romanın ilk yarısından başka bir roman yazılması gerektiğini söylemiş yazarımıza.Ama bence işin can alıcı noktası da bu zaten.Önemli görünen insanlar önemsizleşebilir,basit dediğimiz insanların içinde hayal edemediğimiz karmaşalar olabilir.Yani kısaca hayat hesap edemediğimiz olaylarla doludur.
      Rasim bir süre işsiz kaldıktan sonra bulduğu işte,kendi halinde,içine kapanık biri olan Raif Efendi’ yle tanışır.Raif Efendi istemediği biriyle evlenmiş,hayatı zoraki yaşayan hatta yaşamayan sadece nefes alan birisidir.Raif Efendi’ nin hastalandığı bir gün Rasim onu ziyarete gider ve böylece asıl roman başlar.
      Raif Efendi gençlik yıllarında Berlin’ de öğrenim görmüştür.Bir resim sergisinde bir sanatçının oto portresini görür ve portredeki kadına aşık olur.Sonra da o kadının kendisine.Yani Maria Puder’e. Raif Efendi tablodaki portrenin Andrea Del Sarto tarafından yapılmış “Madonna dele Arpie” isimli tabloya benzediğini düşünür.Kürk Mantolu Madonna ismi buradan gelmektedir yani. Kimseleri sevemeyeceğini düşünen Maria ile naif karakterli Raif Efendi’ nin aşklarının başlaması çok uzun sürer ama aşklarını o kadar derin yaşarlar ki,yaşarken bu derinliği görmezler.Ve kader ağlarını örer.

      Kitaptan bana kalan; insan, hakkında hüküm vermesi kolay ama anlaşılması zor bir mahluktur.













2 yorum:

  1. Çok güzel analiz etmissin canım. Ben de Sabahattin alinin insan psikolojisini yansitis tarzına bayilmistim. Bir de başkalarına olan onyargimizin aslında kendimize olan onyargimiz olduğu fikrine. Dediğin gibi geç keşfedip çok etkisinde kaldigim bir kitap.

    YanıtlaSil
  2. Sabahattin Ali gerçekten insanı derinliklerine inerek anlatabilen nadir yazarlardan.Içimizdeki Şeytan kitabında bunu daha çok hissettim.Okumadıysan tavsiye ederim canım.

    YanıtlaSil